Bu en yakınlarınız, hekiminiz ya da tıbbın kendisi olabilir. Çok da açıkça ifade ettiğimiz bulgu, değişiklik ya da şikayetlerimizin bir karşılık ya da çözüm bulabilmesi gerekir. Bu da doğru anlaşılmakla başlar.
Dünyadaki en önemli sorunlardan biri menopozun detaylarına hakim ve kadını gerçekten anlayacak bir sağlık çalışanı ekibinin kolay ulaşılır olamamasıdır. Elbette jinekologlar bu zincirin en güçlü parçası olmalıdır. Tüm dünyada tıp fakültesinde temel ve klinik eğitim ve jinekoloji uzmanlık eğitimi yıllarında genelde ihmal edilen ya da biraz geri planda kalan bu konu her zaman doğum, jinekolojik onkoloji ve tüp bebek alanlarına duyulan ilginin gerisinde kalmıştır.
Oysa her kadın er ya da geç menopoza girer ve bu bizim alanımızın mutlak konusudur. Bizim yanımız sıra menopozla beraber gelen olası sorunların çözümlerinde de multidisipliner bir yaklaşım gerekiyor. Kaygı bozuklukları, depresyon, zor iki konu olan libidonun azalışı ve uyku problemleri kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, hiperlipidemi, kas eklem ağrıları ve osteoporoz, bilişsel fonksiyonda sıkıntı ve kayıplar için; psikiyatri, klinik psikoloji, kardiyoloji, fizik tedavi ve nöroloji gibi ana branşların da menopoz kadınının farklılıkları hakkında bir bilgi birikimi ve deneyimi olmalıdır. Bunun yanısıra beslenme, egzersiz, uyku, stress yönetimi, sosyalleşme ve alışkanlıkların yönetiminde size destek ve motivasyon veren sertifikalı menopoz koçlarına ihtiyacımız vardır(ülkemizde böyle bir program henüz yok). Bu noktada dünyada da bizde de mesleki sınırların aşılmaması, üniversite lisans programını bitirmeden yurtdışı-yurtiçi eğitim programları ile profesyonel ve yasal çalışma alanı olmadığı halde beslenme uzmanı ya da psikoloji seansı yapan yaşam koçu gibi etik dışı uygulamalardan uzak durmalıyız.
Dünyada kadınların en büyük imtihanı menopoza ilişkilendirdiği ya da farkında olmadığı halde menopozla ilgili şikayetlerinin yok sayılması ya da hafife alınmasıdır. Ateş basması ve terlemeler kadının ‘doğa ne diyorsa o olur, doğal olanı yaşamalısınız’ tezi ile katlanmak zorunda olduğu şikayetler değildir. Vücut eşdeğer hormon replasman tedavisi alan kadın bu sıkıntıları zaten sağaltmış oluyor. Almayan ya da alamayan kadınlar için de çok etkili tedavi seçenekleri vardır. Ne vaginal kuruluk ve menopozun genitoüriner sendromu, ne bilişsel fonkiyonlarda yaşadığı açmazlar, ne eklem, kas ağrıları, ne de damar sertliğine gidecek bir sürecin parçası olmak zorunda değildir.
İnanın bana bu konuda kadının talebi sadece anlaşılmak, duyulmak, görülmek ve çözüm yollarını öğrenmek… O halde daha çok talep etmeli ve bu konunun daha çok insan tarafından dikkate alınmasını ve bilgi raflarında doğru yeri alıp ve bunun kliniğe uygulanmasında hak ettiği biçimde değerlendirilmesini sağlamalıyız.
Ömrümüzün yarısını menopozda geçireceksek bu dönemin doğanın bir parçası sayılmasının mümkün olmadığını önce özümsememiz ve hücresel düzeyde vücudun hakettiği desteği almasını sağlamalıyız.
Her ses, her haklı talep duyulmak, önemsenmek ve çözüm isteyen her gerçek sorun iyi bir dinleyici ve çözümü hakkediyor. Yeter ki sesinizi duyurmayı unutmayınız…
Kadın sağlığı bir yolculuk; gençlikten menopoza, her adımda yanınızdayız.
Çünkü sağlık, her kadının en doğal hakkıdır.